Çağrı Merkezi 444 55 60
  • Anasayfa
  • Blog
  • Tarlalarınızda Damla Sulama Sistemleri İçin Nasıl Bir Su Deposu Tercih Etmelisiniz?

Tarlalarınızda Damla Sulama Sistemleri İçin Nasıl Bir Su Deposu Tercih Etmelisiniz?

Tarlalarınızda Damla Sulama Sistemleri İçin Nasıl Bir Su Deposu Tercih Etmelisiniz?

Damla sulama, tarlada suyu doğru zamanda ve doğru miktarda bitkiye ulaştırdığı için verimi artıran en etkili yöntemlerden biridir. Sistemin sürdürülebilir çalışması, suyun kesintisiz ve kontrollü biçimde beslenmesine bağlıdır. Seçilecek su deposu, sulama planınızın düzenini ve hattın basınç dengesini doğrudan etkiler. Yanlış kapasite, uygun olmayan malzeme ya da hatalı konumlandırma; sezon ortasında su yetersizliği, tıkanma, yosunlanma ve verim kaybı gibi sorunlara yol açabilir.

Damla Sulama İçin Doğru Depo Seçimi

Damla sulama sistemleri, düşük debilerle uzun süreli sulama mantığıyla çalışır. Bu da depolama çözümünün suyu sadece tutması değil, hattın ihtiyacına uygun hızda ve temiz şekilde besleme yapması gerektiği anlamına gelir. Tarlada su kaynağı kuyu, şebeke, kanal ya da tanker ile sağlanıyorsa, depolama bir tampon görevi görür ve sulamayı gün içine yaymanıza yardımcı olur. Elektrik kesintisi, kuyu debisinin dalgalanması veya sulama saatlerinin değişmesi gibi durumlarda doğru seçilmiş bir depo, sistemin aksamasını engeller. Bir diğer kritik konu da suyun kalitesidir. Damla sulamada en sık yaşanan problem, damlatıcıların tıkanmasıdır. Bu tıkanma çoğu zaman suyun içinde taşınan tortu, kum, organik parçacıklar ve alg kaynaklıdır. Depolama alanı doğru kurgulanmadığında su bekleme süresi artar, sıcaklık yükselir ve yosunlanma daha hızlı oluşur. 

Debi ve Sulama Alanına Göre Hacim Nasıl Belirlenir?

Kapasite belirlerken sadece kaç dönüm sorusuna bakmak yeterli olmaz. Bitkinin su ihtiyacı, sulama süresi, sıra aralığı, damlatıcı debisi ve aynı anda sulanan parsel sayısı gibi detaylar toplam tüketimi belirler. Gün içinde iki ayrı dilimde sulama yapıyorsanız, deponun bu iki sulama periyodunu rahat karşılayacak şekilde planlanması gerekir. Burada amaç, deponun sürekli dip seviyelere düşmesi değil; hatta stabil bir besleme yapacak şekilde konforlu aralıkta çalışmasıdır. Tarladaki su temin yönteminiz de kapasiteyi etkiler. Kuyudan su çekiliyorsa kuyu debisi ile sulama debisinin denk gelmediği durumlar çok yaygındır. Debi yetersizse daha büyük bir depolama ile gün içinde biriktirme yapıp sulamayı düzenli hale getirmek gerekir. Şebeke suyu kullanılıyorsa basınç ve saat sınırlamaları devreye girebilir; bu durumda depolama, sulamayı serbestçe planlamanızı sağlar. Alan kısıtı yoksa, yüksekliği avantaj sağlayan polietilen dikey depo gibi çözümler, aynı ayak izinde daha verimli depolama sunabildiği için tercih sebebi olabilir.

Malzeme Seçimi: Güneş, Isı ve Su Kalitesi Etkisi

Tarla koşullarında depo seçimini belirleyen en önemli faktörlerden biri dış ortam dayanımıdır. Yazın uzun süre güneş alan bölgelerde UV direnci düşük ürünlerde yüzey yıpranması hızlanabilir; ayrıca iç sıcaklık artışı su kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu yüzden dış ortamda kullanılacak depolamada UV stabilizasyonu, renk tercihi ve yüzey kalitesi önem kazanır. Koyu renkler ışığı keserek yosun riskini azaltabilir; ancak aşırı ısınma ihtimali olan bölgelerde doğru konumlandırma ve gölgeleme de devreye girmelidir. Malzeme seçerken yalnızca dayanımı değil, iç yüzeyin pürüzsüzlüğünü de düşünmek gerekir. Pürüzsüz yüzeyler tortunun tutunmasını azaltır, temizlik süresini kısaltır ve suyun daha uzun süre sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Deponun kapak yapısı ve hava ile teması, alg oluşumunu etkileyen unsurlardır. Kapak sızdırmazlığı iyi değilse içeri toz ve böcek girebilir; bu da filtrasyon yükünü artırır ve damlatıcı tıkanmalarını hızlandırabilir.

Basınç Yönetimi, Filtrasyon ve Hat Uyumu

Damla sulama hatları, stabil basınçla daha düzgün çalışır. Depo seçimi kadar, depodan çıkan suyun hatta nasıl taşındığı da kritiktir. Eğer arazi eğimli ise yükseklik farkı bazı bölgelerde basıncı yükseltip bazı bölgelerde düşürebilir. Bu durumda basınç regülatörü ve uygun çapta ana hat tasarımı devreye girer. Depo çıkış ağzının konumu, vana seçimi ve bağlantı elemanlarının kalitesi, sahada yaşanabilecek kaçakların ve basınç kayıplarının önüne geçer. Filtrasyon ise damla sulamanın sigortasıdır. Depodan hatta giden su, mutlaka filtrasyon aşamasından geçmelidir. Kum ve tortu yoğunluğu yüksek kaynaklarda filtre seçimi daha kritik hale gelir; düzenli geri yıkama veya filtre temizliği yapılmadığında sistem performansı hızlı şekilde düşer. Depolama alanında dipte tortu birikmesi doğal bir durumdur; bu yüzden su alma noktasının dipten çok aşağıdan yapılmaması, mümkünse tortu bölgesini hareketlendirmeyecek bir kurgu tercih edilmesi faydalıdır. 

Kurulum Yeri: Zemin, Gölgeleme ve Dış Etkenlere Karşı Koruma

Depoyu nereye koyduğunuz, en az depo seçimi kadar sonuç belirler. Zemin terazide değilse zamanla gövdeye binen yük dengesiz dağılabilir; bu da bağlantı noktalarında zorlanma ve kaçak riskini artırır. Düz, sağlam ve taşıma kapasitesi yüksek bir yüzey üzerinde kurulum yapmak gerekir. Zemin hazırlığında drenajı düşünmek de önemlidir; yağış sonrası su biriken alanlar erişimi zorlaştırır ve çevre koşullarını olumsuz etkiler. Gölgeleme, sıcak bölgelerde suyun kalitesini korumada çok işe yarar. Depo sürekli güneş altında kaldığında su sıcaklığı yükselir; bu da alg oluşumunu hızlandırabilir. Doğru yerleşim, basit bir gölgelik veya uygun yönlendirme ile bu risk düşürülebilir. Eğer sınırlı bir alanda maksimum kapasite hedefleniyorsa, yine polietilen dikey depo tipindeki çözümler yerden tasarruf sağlayabilir; fakat rüzgâr alan bölgelerde sabitleme ve çevresel koruma detayları mutlaka düşünülmelidir. Kışın don riski olan bölgelerde ise vana ve bağlantı noktalarının korunması, gerektiğinde izolasyon ve boşaltma planı yapılması sistemi güvene alır.

Temizlik ve Periyodik Kontrol

Tarla şartlarında en iyi kurulum bile düzenli kontrol olmadan verimini kaybedebilir. Depolama alanında zamanla tortu birikmesi normaldir; önemli olan bu birikmenin hatta taşınmasını engellemek ve periyodik temizlikle suyu sağlıklı tutmaktır. Sezon başlangıcında depo iç yüzeyinin kontrol edilmesi, kapak ve havalandırma noktalarının temizlenmesi, bağlantı elemanlarının sızdırmazlık açısından gözden geçirilmesi, ileride yaşanabilecek arızaları azaltır. Depo çevresindeki hijyen de su kalitesini etkiler. Çevrede yoğun toz varsa kapağın kapalı tutulması, suyun ışıkla temasının sınırlandırılması ve gereksiz bekleme süresinin azaltılması yosun riskini düşürür. Filtreler düzenli temizlenmediğinde, sorun depoda değil hatta gibi görünse de kök neden çoğu zaman depolama ve bakım düzenidir. İyi planlanmış bir bakım rutiniyle, sezon boyunca suyun stabil ve temiz kalması sağlanır; ikinci kez su deposu yatırımı yapmak zorunda kalmadan sistemi uzun yıllar verimli kullanabilirsiniz.

16 Şubat 2026